türkiyenin en çok okunan değil, en çok dağıtılan gazetesidir. bu işleri az-çok bilen bu adamların kapı kapı, dükkan dükkan bu gazeteyi dağıtıp 'türkiyenin en çok okunan gazetesi' dediğini bilirler. medyanın kitle iletişim aracı olmaktan çıkıp kitle işkna aracı olduğunun en önemli kanıtıdır. yeri gelince bir ermeniyi yazar yapan, yeri gelince müslümanlığı kimseye bırakmayan bir güruhtur işte. her evrin adamlarının ortak yayın organıdır. masaya serip üzerinde yemek bile yemem o kadar sevmem bunları, samimiyetsizliklerini, gizliden gizliye ülkeyi bölmelerini, milletin arasına nifak tohumlarını ekmelerini... daha gider bunlar.
bir ek daha yapalım, abd askeri ırak'ı işgal ettiği süreçte; amerikan askerlerin çamurlu botlarıyla camii ye girdiği fotoğrafı gazetesinde yayınlama cesareti gösteremeyen gazetedir...
taraflı yayıncılık anlayışının en büyük temsilcisi olan gazete. kendi yandaşlarının çıkarına olan konuları günlerce manşetten düşürmedikleri gibi ülkenin bazı değerlerini aciz göstermek için de ellerinden geleni yapmaktalar.
tirajını artırmak için abiler diye tanımlanan ışık evlerindeki öğrencilerden herbirinin 3 er 4 er tane aldığı gazetedir. sadece sofra bezinin üstüne koymak için kullanıldığı için su geçirmediği iddia edilir.
(bkz: ben onların yalancısıyım)
kalitesi, tirajı ve yazar kadrosu ile doğan medyasına iyi bir alternatif olmuştur. dinciler oruç tutmayanı denize atıyor, milliyetçiler solcuları kesiyor gibi yalan haberler yapmayan güzel gazete, türk basının olmazsa olmazı. umarım zaman gibi farklı sesler medyamızda daha da çoğalırlar.
müthiş bir yayılma politikaları var ki sanırım tiraj olayı da buradan doğmakta. şöyle ki; geçen hafta bir akrabamın iş yerine gittim ziyarete, bir baktım masada zaman gazetesi. şaşırdım tabii "hayırdır, zaman mı okumaya başladınız" falan dedim. aldığım cevap da şu: "geçenlerde bir işini yaptığımız akp ilçe başkanı üye olmamızı rica etti, biz de kıramadık, bir süre geçsin bırakacağız."